Günlük Ayak Bakımı


Günlük Ayak Bakımının Önemi

Başta diyabetli bireylerde olmak üzere ayak sağlığı üzerinde gelişebilen patolojik tablolara karşı ayağın günlük kontrolü ve bakımı büyük önem taşımaktadır. Ayak sağlığı üzerindeki seyriyle toplumda sıkça rastlanan nasır, mantar, tırnak batması ve diyabetlilerde diyabetik yara gibi ağır tabloların önüne günlük ayak bakımı ile geçilebilir. Dolayısıyla günlük ayak bakımı ile birlikte yapılan kontrollerle de patolojik tablolara karşı podologlar tarafından erken müdahale fırsatı doğmaktadır.

Günlük Ayak Bakımında Yapılması Gerekenler

Günlük ayak bakımında başlıca yapılması gerekenleri şu adımlarla sıralayabiliriz:
#1 Gözlemleyin.

Ayaklar her gün gözle kontrol edilmeli, kesik, sıyrık, kızarıklık, ısı artışı, kaşıntı, mantar, kalınlaşmış sert deri bölgeleri (nasır), çatlak, olası kabarcıklar (su toplaması), tırnak ağrısı (tırnak batması) gibi bulgular yönünden gözlenmelidir. Diyabetli bireyler diyabete bağlı gelişebilecek komplikasyonlara karşı ayaklarını mutlaka değerlendirmeli ve giyilen çorapların, ayakkabıların içi kontrol etmelidir.

#2 Yıkayın. Kurulayın.

Ayaklar her gün ılık suyla yıkanmalı, suyun ısısı 36°C'yi geçmemeli, ayaklar yıkandıktan sonra parmak araları da dahil olmak üzere iyice kurulanmalıdır. Diyabetli bireylerde suyun sıcaklığına dikkat edilmeli, aksi halde ayak yanıklarıyla karşı karşıya kalınabilir. Suyun sıcaklığını anlamak için başka bir bireyden kontrol etmesi istenebilir, termometre kullanılabilir veya dirsek ile ısı kontrol edilebilir.

Yaralı Ayakların Temizliği: Ayakta yara bulgusu gözlenmiş ise yara bölgesi mümkün olduğunca ıslatılmamalı, ayağın diğer bölgeleri sabunlu bez ile silinebilir. İşlem sonu mutlaka durulama ve kurulama yapılmalıdır. Bu sayede yara bölgesi mümkün olduğunca korunurken enfeksiyona sebebiyet verecek risk grupları da ortadan kalkacaktır. Yara bölgesinin ıslanmaması çok önemlidir.

#3 Nemlendirin.

Ciltte kuruma, soyulma, döküntüleşme gözleniyorsa nemlendirici kremler dokuyu sağlıklı haline kavuşturabilir. Parmak arasına yapılan her türlü yıkama veya nemlendirici krem uygulamasında işlem sonu mutlaka nemlilik veya ıslaklık mantar tablosunu önlemek amacıyla kurulanmalıdır. Eğer bu bölgelerde mantar tanısı önceden konulmuşsa podolog kontrolündeki tedavi şekline riayet edilmelidir. Bu bölgede gelişen veya gelişme riski olan cilt mantarı tablosunun bulaşıcı özelliğinin olduğu unutulmamalıdır. Dolayısıyla kullanılan çorap, terlik vb. eşyaların temizliği de önemlidir.

#4 Tırnaklarınızı düz kesin.

Ayak tırnaklarının kesimi oldukça önemlidir. Ayak sağlığı üzerinde gelişen en uzun süreli ve ağrılı tablolar tırnaklar üzerinde gelişmektedir. Dolayısıyla tırnak kesimi yapılırken derin kesilmemeli, tırnaklar her zaman düz kesilmelidir. Oval kesimin yapıldığı tırnaklarda batma riski artmaktadır. Eğer kesim esnasında kalınlaşma, kırılma veya batma gibi problemler gözleniyorsa mutlaka bir podolog muayenesine başvurulmalıdır. Batıklara yönelik ilk girişim podolog kontrolü olmalıdır. Cerrahi yöntemlerle çekimin veya parça alımının uygulandığı batık vakalarında tablonun tekrarlama ihtimalinin %90 olduğu unutulmamalıdır.

#5 Çoraplarınızı doğru seçin.

Günlük giyilen çoraplara da dikkat etmeli, sentetik çoraplar mantar enfeksiyonlarına sebebiyet verebilir. Sıkı çoraplar ayak dolaşımını olumsuz etkiler. Bu nedenle pamuklu, dikiş yerleri belirgin olmayan, terletmeyen, ayak bileğinizi sıkmayan çoraplar tercih edilmelidir. Yamanmış ve deliği olan çoraplar tercih edilmemeli, çoraplar günlük olarak değiştirilmelidir. Ayrıca diyabet hastalığı olan bireyler gümüş ipliğinden yapılmış diyabetik çorapları da kullanabilirler.

#6 Ayakkabınızı doğru seçin.

Ayakkabı seçimine dikkat edilmelidir. Tercih edilen ayakkabılar ayak bileğini tam kavramalı, hareket esnasında çıkmamalıdır. Ayakkabının kaplaması ayağı darbelerden koruyacak şekilde olmalı, kumaşı terletmemeli, ayrıca mümkün olduğunca ayağı havalandırabilir özellikte olmalıdır. Büyük ayakkabılar sürtünme, küçük ayakkabılar ise basınç oluşturması nedeniyle ayakta yara gelişimine sebep olabilir. Ayakkabının ön kısmı dar olmamalıdır. Seçilen ayakkabıda ayak parmakları rahat hareket edebilmeli, ayakkabının topuğu yüksek olmamalıdır. Yüksek topuklu ayakkabılar hem parmaklara hem de metatars bölgelerine olan basıncın artmasına sebebiyet verebilir. Dolayısıyla kaçınılmaz nasır ve batık tablolarının gelişme riski de artış gösterebilir. Özellikle diyabetli bireylerin ayakkabı seçimine dikkat etmeleri gerekmektedir. Diyabete bağlı gelişen nöropati, ayakta birçok noktada his kayıplarının gelişmesine sebep olur ve çoğu zaman diyabetli bireylerin doğru ayakkabıyı seçmesi bu durumda zorlaşır. Eğer podolog tarafından uygun görülen bir tabanlık kullanılıyorsa mutlaka tercih ayakkabıda tabanlık denenmeli, tabanlığa bağlı ayakkabı dar olmamalıdır. Ayakkabı seçimlerinde mevsim şartları ve kullanım amaçları da mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Kışın ayakkabı dahilinde mutlaka çorap da kullanılmalıdır.

#7 Hareket edin.

Ayaktaki kan dolaşımını arttırmak, uygun seviyede tutmak önemlidir. Dolayısıyla kan dolaşımını arttırmak amacıyla günlük ayak egzersizleri, yürüyüş, koşu gibi aktiviteler yapılabilir. Ayakta herhangi bir nedenden dolayı (diyabetik yara, charcot deformitesi, ayağın ileri derecedeki şekil ve yük bozukluğu gibi) podolog veya ilgili tabip tarafından hareket kısıtlılığı önerilmiş ise aktivite tercihleri planlanan tedaviyi riske atmayacak şekilde yapılmalıdır.

İçerik Kaynakları

(Hiçbir dış kaynak kullanılmadı.)

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.