Tırnak Batması'na Karşı Alınması Gereken 7 Önlem



Toplumda oldukça sık rastlanan ayak hastalıklarının başında gelen tırnak batması ve riskinden 7 maddede kurtulmak mümkün. Ülkemizde ayak şikayetleri üzerine ilgili birime başvuran her 5 hastadan 2'sinde tırnak batması tablosu gözleniyor. Üstelik çoğu tabloların enfeksiyona ulaştığı, ağrıların dayanılmaz olduğu ileri vakalar olduğu gözlemleniyor. Enfeksiyon durumuna bağlı tırnak batmasındaki tedavi süreleri normal süreye ek olarak 3-4 aya kadar uzayabiliyor. Söz konusu tablo tabip veya podolog tarafından yapılan erken teşhisle hızla düzeltilebilirken aynı zamanda batma riskine karşı kişinin alabileceği 7 önlem batma riskini de tamamen ortadan kaldırıyor.

Önerilen Gönderi

Daha önce "Tırnak Batması (Onychocryptosis)" başlıklı blog yazımızı okumadıysanız hemen göz atabilirsiniz.

Gönderiye Bak

#1 Tırnak Kesimi

Tırnak batmasına karşı alınacak önlemlerin başında tırnak kesimi bulunuyor. Tırnakların kesimi batma riskini %95 oranında etkiliyor. Dolayısıyla tırnak batmasının en başta gelen nedeni yanlış tırnak kesimlerinden kaynaklanıyor. Yanlış kesim direkt olarak batmaya sebebiyet vermiyor. Yanlış kesimin tekrarlanması tırnağın uzadığı süre zarfınca şeklinin değişmesine neden olurken tırnağın yanında bulunan lateral dokularda yürüme ve ayakkabı kullanımıyla birlikte tırnak plağına doğru baskı gözleniyor. Tüm bu sürecin devamında zaman zaman ağrılar ve kızarıklıklar belirti vermeye başlıyor; fakat ağrı oranı zaman zaman yaşandığı için toplumsal algıya yönelik bu durum önemsenmiyor. Tablonun devamı ağrıların çoğalması ve lateral dokularda meydana gelen tahrişle sonuçlanıyor. Tahrişin olduğu her bölgede aynı zamanda doku bütünlüğünde bozulmanın olduğunu göz önüne alırsak enfeksiyon tablosu kaçınılmaz oluyor ve tüm bu süreç önlemi alınmadığında büyüyor. Diyabet hastaları göz önüne alındığında birtakım vakalar ampütasyona kadar gidebiliyor. Peki doğru tırnak kesimi nasıl olmalı ve kesimde nelere dikkat edilmeli?



Yanlış tırnak kesimini aslında düz kesimi yapılmayan her türlü tırnak kesimi olarak nitelendirebiliriz. Toplumda dilden dile dolaşarak çeşitli hallere bürünmüş tırnak kesimlerinin tamamı batma riskiyle karşı karşıya kalıyor. Dolayısıyla batma riskine karşı bir podolog muayenesi büyük önem taşıyor.



Sağlıklı bir tırnağın kesimi her zaman düz olmalıdır. Bu bahsettiğimiz kesim şekli herhangi bir mantar tablosu veya batığın gelişmediği tırnaklarda geçerlidir. Dolayısıyla batan bir tırnağın düz kesimi zordur ve yine toplumsal algılardan yola çıkarak "Tırnağımı kesmeyeyim de uzayarak üste çıksın." mantığı da yanlıştır. Batan tırnaklarda düz kesim uygulanamaz. Bir podolog kontrolünde kesim yapılmalı, batığın durumuna göre tedavi metodu planlanmalıdır (tampon tedavisi, tel uygulaması gibi). Tırnak kesimi kadar tırnak kesiminin yapıldığı alet de önemlidir. Genel yapıları metalden oluşan tırnak makasları kesim öncesi paslanma, kırılma, dişin yamulma gibi ihtimaller çerçevesinde mutlaka kontrol edilmeli, sorunlu aletler tercih edilmemelidir. Tırnaklar tırnak makası harici başka bir şey ile kesilmemeli, tırnak aralarına herhangi bir cisimle müdahale edilmemelidir.

#2 Ayakkabı Seçimi

Tırnak batmasına sebep olan faktörlerde en sık karşılaşılan durum yanlış ayakkabı kullanımıdır. Özellikle bayanlarda sık gözlenen bu durum ileri yaş ile birlikte tırnak batmasına ek olarak başparmak eğriliği (hallux valgus), bunyon (bunion), çekiç ve pençe parmak gibi şekil bozukluklarını da beraberinde getirebilir. Önü dar tercih edilen ayakkabıların özellikle başparmak üzerinde batık tablosunu oluşturma riski oldukça fazladır. Üstelik bu duruma ek olarak yüksek topuklu ayakkabıların da kullanılması batık oluşumunda kaçınılmaz faktörler arasındadır. Aynı zamanda yüksek topuklu ayakkabılar aşil tendonunda fonksiyon kaybına da sebep olabilir. Dolayısıyla ayakkabı seçiminde, doğru ayakkabıyı bulmak büyük önem taşımaktadır.



Ayakkabı seçimlerinde öncelikli olarak dikkat edilmesi gereken ayakkabının 1 numara büyük olması değil, önünün geniş olmasıdır. Bu başta tırnak batması olmak üzere başlıca parmak hastalıklarının önlenmesine yönelik ilk girişimdir. Aynı zamanda yüksek topuklu ayakkabılar ayakkabının önü geniş olsa dahi ön ayak bölgesinde anormal baskı oluşturabilir ve bu yine parmak hastalıklarına sebebiyet verebilir. Ayakkabı topuklarının yüksekliği ayakkabının ön alanındaki mesafe ile aynı ve düz olmalı, dikilme ve yürüme esnasında ayaktaki yük dağılımını bozmamalıdır. Ayakkabının şekli kadar yapısı da büyük önem taşıyor. Mümkün olduğunca ayağı belirli düzeyde havalandıran ayakkabılar tercih edilmeli; ayağı terleten, sıkan ayakkabıların kullanımından kaçınılmalıdır.

Önerilen Gönderi

Doğru ayakkabı seçimiyle ilgili daha detaylı bilgiler için "Diyabette Doğru Ayakkabı Seçimi ve Önemi" başlıklı blog yazımıza göz atabilirsiniz.

Gönderiye Bak

#3 Patolojik Durumlar

Ayakta gözlenen birçok patolojik tablo beraberinde tırnak batmasına sebebiyet verebilmektedir. Bunun en sık karşılaşılanı tırnak mantarıdır (Onychomykose). Tırnağın genel yapısında renk değişimi, kalınlaşma ve çoğu zaman kırılmaları da beraberinde getiren tırnak mantarı tırnak üzerinde yarattığı şekil bozukluğuna bağlı batık tablosunu oluşturabiliyor. Dolayısıyla çoğu zaman bu durum ayakkabı kullanımıyla birlikte daha da ağır ve ağrılı bir hal alabiliyor. Bu gibi durumlarda mutlaka bir podolog kontrolü tablonun sağaltımı ve süreci açısından büyük önem taşıyor.

Tırnak mantarı haricinde batığa sebebiyet verebilen diğer patolojik tablolar da bulunmaktadır. Örneğin ayak parmakları üzerinde gözlenen şekil bozuklukları (pençe parmak, çekiç parmak, tokmak parmak, başparmak eğriliği gibi) da tırnak batmasına neden olan faktörler arasında yer alıyor. Tüm bu patolojik tabloların önlenmesi ya da podolog kontrolündeki erken teşhisi ile tırnak batmasından kurtulmak mümkün olabiliyor.

#4 Travma

Tırnak batmasına neden olan durumlar arasında sık rastlanmayan, fakat oluştuğunda çok daha ağır batık tablolarını beraberinde getirebilen faktör travmadır. Genellikle ayağı bir yere çarpma ya da ayağa bir şey düşürme gibi durumlarda tırnak üzerinde gelişen deformasyon tablosunu oluşturur. Bu durum çoğu kez tırnakta kırılmalara, çatlamalara ve boşalmalara (Onycholyse) sebep olmaktadır. Bütünlüğü bozulan tırnak yapısında da batma riski meydana gelmektedir.



Travmaya bağlı gelişen batıklarda ilk müdahale podolog kontrolünde uygulanmalıdır. Podolog kontrolünde planlanan tedavide hastanın gerektiğinde ilgili başka bir birime yönlendirmesi de yapılabilmektedir.

#5 Obezite

Günümüzde obezite birçok sistemik rahatsızlığa sebebiyet verebiliyor. Ülkemizde son yıllarda yapılan çalışmalar obezitenin yılda %3,5 oranında arttığını öne sürüyor. Aynı zamanda bu rakam son 10 yıla kıyasla sürekli bir artış gösterir durumdadır.

Obezitedeki artışla birlikte obeziteye bağlı tırnak batmaları da son yıllarda oldukça sık rastlanan durumlar arasında yer alıyor. Obezite ile tırnakta batığa meyillilik artıyor. Bunun en başta gelen sebepleri arasında basınç bozukluğu geliyor. Obeziteye bağlı ayakta gelişen basın bozukluğu ayağın ön kısmında yük dağılımını olumsuz etkiliyor ve bu direkt olarak parmakları etkiliyor. Dolayısıyla ayak parmaklarına binen anormal yük batma riskini oluşturuyor. Obeziteye bağlı batma riskini önlemek için mutlaka beslenmeye dikkat edilmeli, düzenli olarak podolog muayenesinde bulunulmalıdır.

#6 Evde Müdahale

Nasır, siğil, ayak mantarı, tırnak mantarı gibi patolojik tablolarda olduğu gibi tırnak batmasında da evde müdahale büyük risk taşıyor. Her batık tablosu direkt olarak travma almadığı sürece enfeksiyon bulgusuna ulaşmadan önce mutlaka ağrılı uyaran verir. Ağrılar şiddetlenmeye başladığında çoğu hastanın ilk tercihleri arasında evde müdahale yer alıyor. Evde müdahale ile kişi ilk olarak kendini rahatlatmak amacıyla tırnağın lateral bölgelerinde kesim yapıyor. Bu kesimler geçici rahatlama hissiyatini oluştursa da zamanla tırnağın uzamasıyla tekrarlıyor ve kişiyi tekrar müdahale etmeye zorluyor. Aslında bu süreç, kişiyi mevcut tablonun ileri safhalara ulaşabilme ihtimaline karşı bir uyarı sürecidir. Yapılan yanlış kesimlerle birlikte batığa meyillilik artıyor ve bir müddet sonra evde müdahale imkansız bir hal alıyor. Kişi, ağrılara yönelik girişim yapamıyor ve çözüm yollarını aramaya başlıyor.



Genelde ilk tercihler arasında hastane ortamında Ortopedi, Genel Cerrahi ya da Plastik Cerrahi gibi birimler tercih ediliyor; fakat günümüzün sağlık sistemlerinde tırnak batmasına karşı uygulanan tek çözüm yolu tırnağın çekim işlemidir. Kimi alternatif çözümler (tek taraflı çekim, hücre yakımı, doku revizyonu gibi) bulunsa da bu tarz vakaların %90'ının da batık tablosunun tekrarladığı gözleniyor. Podolog kontrolünde Podoloji ünitelerinde yapılan müdahaleler çekim, hücre yakımı gibi müdahalelere karşı daha olumlu sonuç verebiliyor. Batığa yönelik Podolojik yaklaşımlar %95 oranında başarı ile sonuçlanabiliyor. Genelde batığa yönelik podologların uyguladığı en etkili işlemlerden biri tırnak teli uygulamalarıdır. Tırnak teli uygulamaları ile düzenli kontrolleri bulunan bir sağaltım süreci hasta için planlanıyor ve tekrarlama riski az olan bir tırnak yapısı hastaya kazandırılıyor. Aynı zamanda hasta evde tırnak kesimleri ve batığa sebebiyet verebilecek faktörler konusunda podologlar tarafından sağaltım süreci sonunda bilgilendiriliyor.

#7 Düzenli Kontrol

Günlük ayak bakımı ile birlikte tırnakların bakımı da mutlaka yapılmalıdır. Kızarıklık, şişlik, renk değişikliği, kırılma ve ağrı gibi belirtilere yönelik tırnak yapıları düzenli olarak kontrol edilmelidir. Gözlenen herhangi bir soruna karşı mutlaka podolog kontrolünde bulunulmalıdır. Podologlar tarafından uygulanan erken müdahale ile günlük yaşantıyı olumsuz etkileyebilecek ileri düzey tırnak batmalarında bile tablonun büyümesinin önüne geçilebilir. Ayak sorunlarının %40'ının tırnaklar üzerinde gözlendiği unutulmamalıdır.

Önerilen Gönderi

Günlük ayak bakımının nasıl yapılacağı ilgili daha detaylı bilgiler için "Günlük Ayak Bakımı" başlıklı blog yazımıza göz atabilirsiniz.

Gönderiye Bak

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.